Kanıt politikası
Yazan: Fatih
Her iddianın bir statüsü vardır ve statü, o iddianın ne kadar ağırlık taşıyabileceğini söyler. Bu etiketler süs değildir: mekanik bir denetim, statüsü düşük bir iddianın kesin dille kullanılmasını engeller.
| Statü | Anlamı | Nerede kullanılabilir |
|---|---|---|
verified | Birincil kaynak ya da iki bağımsız kaynak doğruladı | Her yerde |
observed | İkincil kaynaklı tek ölçüm | Kaynağı belirtilerek |
hypothesis | Türetme ya da zayıf kaynak | Kesin dille kullanılamaz |
expired | Ölçüm tarihi geçti | Hiçbir canlı metin dayanamaz |
superseded | Sonraki ölçüm çürüttü | Hiçbir canlı metin dayanamaz |
Statü, yazarken seçilen bir üslup tercihi değil, satırın kendisine yapıştırılmış bir kayıttır. Bir iddia deftere girerken kodu, metni, statüsü, kaynağı ve ölçüm tarihi birlikte yazılır; bu beş alandan biri eksikse satır defterde durmaz. Ölçüm tarihinin ayrı bir alan olmasının sebebi basit: doğru bir cümlenin ne zaman doğru olduğu, doğru olup olmadığı kadar önemlidir.
Silmiyoruz
expired ve superseded satırlar silinmez.
Yanılmış olmak kayıtta kalır; aksi hâlde “hep haklıydık” görüntüsü
üretilebilirdi. Düzeltmeler ayrıca Düzeltmeler
sayfasında toplanır.
Bunun mekanik bir karşılığı var: statüsü düşen bir satır defterde kalır, ama o satıra dayanan her canlı metin denetimde işaretlenir. Yani bir ölçüm çürüdüğünde iş “satırı düzeltmek” ile bitmez; o satıra yaslanmış cümleyi de bulmak zorundayız. Deftere bakarak yazdığımız için değil, denetim bakmadan yayına izin vermediği için.
Arşiv ekleme yapılır, silme yapılmaz
İzleme motorunun gördüğü her kayıt, arşive tek satır olarak eklenir ve bir daha yeniden yazılmaz. Bugün açık arşivde 36 kanal dosyası ve 1.530 kayıt satırı var; aynı anda canlı durumda tuttuğumuz kayıt sayısı ise 191, çünkü kaynakların çoğu kendi listesini döndürüyor ve eski satır listeden düşüyor. Düşen satır bizde kalır: arşivin işi, kaynağın unuttuğunu unutmamaktır.
“Ne zaman biliyorduk” sorusunun sonradan düzenlenememesi bu kuralın tek amacıdır. Bir kaydın bizde göründüğü an ilk gözlem damgasıyla yazılır ve sonraki turlarda o damga korunur; motor eski damgayı görürse üstüne yeni tarih yazmaz.
Bu kuralın ölçülmüş bedeli
Append-only olmanın bir bedeli var ve saklamıyoruz: izlemenin ilk gününden önce devralınan kayıtlar ilk gözlem damgası olmadan arşive girdi. Bugün arşivdeki 1.530 satırın 131'inde ilk gözlem tarihi boş ve bu boşluk kalıcıdır — dosyalar hiç yeniden yazılmadığı için sonradan doldurulamaz. Doldurmak zaten yanlış olurdu: aslında bilmediğimiz bir tarihi yazmak, tam da bu sayfanın engellemeye çalıştığı şeydir.
Boş oranın zamanla düşeceğini de söylemiyoruz. Payda büyürken boş satır sayısı sabit kalıyor; oran matematiksel olarak seyreliyor, ama tek bir boş satır bile dolmuyor. Bu yüzden ilerlemeyi “boş oran düştü mü” diye değil, “kaç ayrı günün damgası birikti” diye ölçüyoruz.
Adres uydurmuyoruz
Bir kaydın bağlantısı yalnız kaynağın kendi cevabından alınır. Bir kimlikten ya da slug'dan adres türetmek — örneğin bir model adını belgelenmiş uç noktanın döndürdüğü alanlar yerine tahminle bir URL'ye çevirmek — bizde uydurma sayılır ve motor bunu yapmaz. Sonuç bazen çirkin olur: bir kaynak adres vermiyorsa o kayıt bağlantısız görünür. Bağlantısız satır bir eksiklik değil, kuralın görünen yüzüdür.
Aynı disiplin tarih için de geçerlidir. Kaynak yayın tarihi vermiyorsa alan boş kalır ve yalnız bizim ilk gözlem damgamız yazılır; ikisi arşivde ayrı sütunlarda durur, birbirinin yerine kullanılmaz.
Bir örnek — kendi hatamız
Erken bir taslakta Türkiye’nin kripto benimsemesinde dünya birincisi olduğu yazılmıştı. Ölçüldüğünde doğrusu farklı çıktı: Chainalysis’in 2025 küresel benimseme endeksinde Türkiye 14. sırada, bölgesinde birinci. Yanlış cümle düzeltildi, gerekçesi kayda geçti ve düzeltme Düzeltmeler sayfasında durmaya devam ediyor. Bu sayfanın var olma sebebi tam olarak budur.
Dikkat edilecek nokta, hatanın türüdür: uydurulmuş bir sayı değil, kontrol edilmeden devralınmış bir cümleydi. Kaynaksız iddiaların çoğu böyle doğar — kimse yalan söylemez, yalnızca kimse bakmaz.
Bir düzeltmenin kendisinin de kanıta ihtiyacı vardır. Yanlış cümleyi “düzelttik” demek yetmez; düzeltilmiş hâlin dayandığı kaynak da aynı denetimden geçer. Aksi hâlde bir hatanın yerine, kimsenin bakmadığı ikinci bir hata koymuş oluruz.
Ölçemediğimizi söyleriz
Bir şeyi ölçemediğimizde “muhtemelen” demeyiz; “ölçemedik” deriz ve neden ölçemediğimizi yazarız. Bir kaynağın bize kapısını kapatması, o kaynak hakkında hüküm vermemizi meşru kılmaz.
Bu, kendi araçlarımız için de geçerli. Bir ölçüm aracı beklenmedik biçimde “hiçbir şey yok” diyorsa, önce aracın doğru ölçtüğünü kanıtlarız; yokluk iddiası da en az varlık iddiası kadar kanıt ister. Yerel bir denemenin başarısız olması, dünyanın geri kalanında da başarısız olduğu anlamına gelmez ve tek bir makineden verilen “çalışmıyor” hükmü bizde hüküm sayılmaz.
Eski dönemin kayıtları
Bu yayın daha önce başka bir konuda çalışıyordu ve o dönemin arşiv dosyaları yerinde duruyor. Taşımadık, birleştirmedik, temizlemedik: eski defterin satırları arşiv klasöründe tarihsel olarak kalır ve bugünkü deftere kopyalanmaz. İki dönemin numaraları da bilerek ayrı aralıklarda tutulur ki bir dönemin iddiası, diğerinin kaynağıymış gibi görünmesin.
Eski dosyaları silmemenin bir maliyeti var: arşiv, bugün ilgilenmediğimiz bir konunun kayıtlarını da taşıyor ve okuyucu için gereksiz görünüyor. Buna rağmen duruyorlar, çünkü bir yayının geçmişini temizlemesi, bugünkü iddialarının denetlenebilirliğini de zayıflatır.
Yarım gün üretmiyoruz
Motor bir turda 25 kanalın hepsini çeker ve kanallardan biri bile hata verirse tur tamamen iptal edilir; o günün durumu yazılmaz, arşive tek satır bile eklenmez. Bu tercihin bedeli, bazı günlerin hiç kaydının olmamasıdır. Kazancı ise şu: burada gördüğünüz bir gün, o günün tamamıdır. Yarım bir gün, eksik olduğu belli olmayan bir gündür ve eksik olduğu belli olmayan veri, kanıt değildir.
Aynı sebeple “bugün bir şey çıkmadı” ile “bugün bakamadık” arasındaki farkı da yazarız. İlki bir gözlemdir, ikincisi bir boşluk; ikisini aynı sessizlikle geçiştiren bir arşiv, kendi kapsamı hakkında yanlış bir izlenim üretir.
Kaynağın koşuluna uyarız
Kullandığımız her kaynağın kendi kullanım koşulu vardır ve bu koşullar Kaynaklar sayfasında adresleriyle listelenir. İsteklerimiz bildirimli bir tanıtıcı taşır: sunucu kayıtlarınızda kim olduğumuz ve nereye yazabileceğiniz görünür. Bir kaynağın sahibiyseniz ve kullanım biçimimizde bir sorun görüyorsanız, kaynağı listeden çıkarmak dâhil her seçenek masadadır — bunu bir nezaket olarak değil, arşivin meşruiyet koşulu olarak görüyoruz.
Bu politikanın sınandığı yer
Yukarıdakiler niyet beyanı değil; her yayından önce koşan bir denetimin ölçtüğü şeyler. Denetim kaynaksız hüküm sayar, statüsü düşmüş satıra yaslanan cümle arar, sayfalarda geçen iddia kodlarının defterde karşılığı olup olmadığına bakar. Sayı sıfır değilse yayın olmaz.
Denetimin kendisi de sınanır. Bir kural kasten bozulduğunda kapının gerçekten kırmızı yandığını ayrıca gösteririz; çünkü hiç kırmızı yanmayan bir kapı, kapı değil süstür. Yöntemin tamamı Yöntem sayfasında, ölçmediğimiz şeyler ise Sınırlar sayfasındadır.